Organik İstiridye Mantarı (Pleurotus Spp.) Yetiştiriciliği

0
497

Organik İtiridye Mantarı Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır?

Özet
Bu çalışma, yenilebilir mantar türlerinden kültüre alınanlar içerisinde, dünyada en fazla
üretimi yapılan Pleurotus spp. türlerinden Pleurotus sajor-caju ve Pleurotus ostreatus
türlerinin tanıtımının yanı sıra, organik tarım koşullarında en uygun yetiştirme ortamlarının
belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, Pleurotus yetiştiriciliğinde değişik yetiştirme
ortamları olarak buğday samanı, buğday kepeği, çeltik kavuzu (pirinç kavuzu) ve parçalanmış
mısır koçanı materyalleri ve bunların değişik oranlarda karışımları kullanılmıştır. Hazırlanan
ortamların pastörizasyonunda 60 0C’de 8 saat süreyle buhar işlemi uygulanmıştır. Çalışma
sonucunda, en yüksek mantar verimi ve biyolojik etkinlik oranı, %60 buğday samanı + %40
mısır koçanı ve %95 buğday samanı + %5 buğday kepeği uygulamalarından elde edilmiştir.

Materyal ve Yöntem

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen araştırma, organik mantar miseli üretimi,
organik mantar üretimi ve organik artık kompostun hayvan beslenmesinde kullanılması olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Organik mantar miseli üretimi için organik tarım kuruluşlarından temin edilen organik koşullarda üretilmiş buğday kullanılmıştır. Aşılamada kullanılan misel türleri ise, Yazlık istiridye mantarı (Pleurotus sajor-caju) türüne ait ATCC 32078 çeşidi ve Kışlık İstiridye Mantarı (Pleurotus ostreatus) türüne ait HK-35 çeşitlerinden oluşmuştur. Organik mantar üretim için ise, yine yetiştirme ortamı hazırlığı amacıyla gerekli olan organik koşullarda üretilmiş buğday samanı, buğday kepeği, pirinç kavuzu ve parçalanmış mısır koçanı organik üretim yapan kuruluşlardan sağlanarak kullanılmıştır. Aynı şekilde, hazırlanan yetiştirme ortamlarının buharla pastörizasyon işlemlerinde işbirliği yapılan kuruluş olarak belirtilen özel sektör mantar işletmesinin imkânlarından yararlanılmıştır.

Organik mantar miseli üretimi Organik tarım kuruluşlarından temin edilen organik
koşullarda üretilmiş buğday kullanılarak kimyasal madde kullanılmadan buharla sterilizasyon
yöntemi uygulanarak misel üretimi yapılmıştır.

Organik misel üretim aşamaları ;

  • Organik buğdayın kaynatılması, ortama alçı-kireç ilavesi ve kavanozlara doldurma işlemi (1gün)
  • Kavanozların otoklavda 121 0C’de 1,5 Atü basınç altında 1 saat süreyle sterilizasyonu (1
    gün)
  • Sterilize edilmiş ortamlara mantar miseli inokülasyonu (steril kavanozlara mantar miseli
    atılması) (1 gün)
  • İnokülasyonu tamamlanmış kavanozların inkübasyona tabi tutulması (misel gelişiminin
    sağlanması için 23-25 0C’lik ortamda 15-20 gün bekletilmesi işlemi)Organik misel üretim
    işlemi için ortalama olarak 20-25 günlük bir süre gereklidir.Organik mantar üretimi Organik mantar üretim aşamaları ;
    a) Ortam hazırlığı ve buharla pastörizasyon işlemi;
    Hazırlanan ortamlar :
    1. % 100 Buğday samanı
    2. % 95 Buğday samanı + % 5 Buğday kepeği
    3. % 60 Buğday samanı + % 40 Mısır koçanı
    4. % 80 Buğday samanı + % 20 Pirinç kavuzu
    5. % 60 Buğday samanı + % 20 Mısır koçanı + % 20 Pirinç kavuzu (Kontrol)

b) Steril ortamlara organik mantar miseli inokülasyonu (misel aşılama işlemi);

Kimyasal madde kullanılmadan buharla pastörizasyonu yapılmış olan steril ortamlara kayın mantarı Pleurotus sajor-caju türüne ait ATCC 32078 çeşidi ve Pleurotus ostreatus türüne ait HK-35 çeşidi organik misel inokülasyonu (misel aşılama işlemi) yapılmıştır. Misel ekim dozu 1 kg’lık her torbaya 25 g olarak uygulanmıştır.

c) Misel ön gelişme dönemi;

Misel inokülasyonu yapılmış olan ortamlar % 85-90 oranında
nisbi nem ve 23-27 0C’lik ortalama sıcaklık içeren inkübasyon odasında 25-30 gün
bekletilerek misel gelişim döneminin tamamlanması sağlanmıştır.
d) Organik mantar üretim dönemi;

Misel ön gelişme dönemi (misel sarma dönemi)
tamamlanmış olan suni kütükler Enstitü’de hazırlanan mantar üretim odasında Tesadüf
Blokları Deneme Desenine göre 3 tekerrürlü olarak ve her tekerrürde 1’er kg’lık 3 adet kütük
olacak şekilde verim denemesi kurulmuştur. Primordium oluşumu (küçük mantar taslakları)
ve hasat döneminde üretim odasında %70-80 oranında nisbi nem ve 23(+-)3 0C olarak ortam
sıcaklığı sağlanmıştır. Ayrıca, günde 12 saat süreyle 150 lux/m2 şiddetinde ışıklandırma
işlemi uygulanmıştır. Hasat büyüklüğüne ulaşan mantarlar, genellikle sabahları kenarları
kıvrılmadan tekniğine uygun bir şekilde elle saplar hafifçe bükülüp çekilerek yapılmış,
gerektiğinde bıçak kullanılmıştır. Hasat süresi 2 ay olarak ele alınmış ve verim kayıtları g
olarak tespit edilmiştir. Elde edilen verim kayıtları Açıkgöz ve ark. (1994)’e göre istatistiki
olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, elde edilen verimler, biyolojik etkinlik (biyolojik verim)
olarak da değerlendirilmiştir (Royse, 1985). Deneme süresince inkübasyon döneminin
tamamlanması (misel ön gelişme dönemi), ilk primordium oluşumunun başlangıcı ve ilk hasat
başlangıç tarihi gibi gözlemler de yapılmıştır. Ayrıca, hasat dönemi süresince üretim odasında
oda sıcaklığı ve % nem oranları sabah ve akşam olmak üzere tespit edilerek kayda alınmıştır.
Organik artık kompostun hayvan beslenmesinde kullanılması Verim iki ay süre ile
alındıktan sonra, mantar üretim periyodu sonunda ortaya çıkan misel sarılı organik maddeden
oluşan mantar miseli ile zenginleştirilmiş sentetik kütükler (artık kompost) ruminant
beslenmesi (küçükbaş ve büyükbaş) için yem içeriği yönünden değerlendirilmiştir. Bu amaçla yapılan analizler; ham protein, ham yağ, ham sellüloz, ham kül, N-siz öz maddeler ve ruminant metabolik enerji den oluşmaktadır. Söz konusu örneklerin analizinde, kuru
madde, ham protein, ham yağ, ham kül analizleri Weende Analiz Metoduna göre, ham
sellüloz analizi ise Lepper Metoduna göre yapılmıştır (Bulgurlu ve Ergül, 1978).
Sonuçlar TartıĢma Pleurotus sajor-caju Üretimi Ele alınan uygulamalar içerisinde gerek verim, gerekse biyolojik etkinlik açısından en iyi sonuç 3 no’lu uygulama olan % 60 buğday samanı + % 40 mısır koçanı uygulamasından (295.0 kg/ton substrat) elde edilmiş, bunu buğday samanına %5 oranında buğday kepeği ilave edilmiş olan 2 no’lu uygulama (285.6 kg/ton substrat) izlemiştir. Ancak, yapılan istatistiki değerlendirme açısından her iki uygulamada birbirlerinden farklılık göstermeyerek aynı istatistiki grupta (A grubu) yer almışlardır. Kontrol olarak ele alınan %60 buğday samanı+%20 mısır koçanı+%20 pirinç kavuzu karışımından oluşan 5 no’lu uygulama ise, verim değeri açısından üçüncü sırada (256.7 kg/ton substrat) bulunmakla beraber, yapılan istatistiki değerlendirme sonucunda diğer uygulamalarla birlikte aynı istatistiki grupta (B grubu) yer almıştır. Aynı zamanda, primordium oluşumu ve hasat  başlangıcı yönünden yapılan gözlemler sonucunda, 3 no’lu uygulamanın (% 60 buğday samanı + % 40 mısır koçanı karışımı) diğer uygulamalardan daha erkenci olarak, yaklaşık iki gün önce gelişme gösterdiği de görülmüştür. Yaptığımız çalışmadan elde edilen sonuçlar, söz konusu araştırıcılar tarafından yapılan çalışmalarla kıyaslandığında, bir çoğundan daha yüksek verim elde edildiği dikkati çekmektedir.

Örneğin, Peşken (2001), Aksu ve Uysal (2002a,b), Doğan ve Peşken (2003), Peşken (2001) ve Küçükomuzlu ve Peşken (2005)’den daha yüksek verim değerleri elde edilmiştir. Elde edilen biyolojik etkinlik sonuçları da aynı şekilde bir çok araştırıcı tarafından elde edilen değerlerle örtüşmekle birlikte, en iyi sonucun alındığı 3 ve 2 no’lu uygulamalardan ise, %104.8 ve %104.5 olarak, diğer araştırıcılardan daha yüksek biyolojik etkinlik sağlanmıştır. Güler ve Ağaoğlu (1995), Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde %55.71 oranında biyolojik etkinlik sağlamış, İlbay ve Okay (1996) ise, Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde talaş, kepek ve fındık zurufunun değişik karışımlarını denemişler ve en yüksek biyolojik etkinliği % 69.8’lik bir oranla 2 talaş+1 kepek karışımından elde etmişlerdir.

Pleurotus ostreatus Üretimi ele alınan uygulamalar içerisinde gerek verim, gerekse biyolojik
etkinlik açısından en iyi sonuç 3 no’lu uygulama olan % 60 buğday samanı + % 40 mısır
koçanı uygulamasından (301,67 kg/ton substrat) elde edilmiş, bunu buğday samanına %5
oranında buğday kepeği ilave edilmiş olan 2 no’lu uygulama (276,67 kg/ton substrat)
izlemiştir. Yapılan istatistiki değerlendirmede de her iki uygulamada birbirlerinden farklılık
göstererek farklı gruplarda (A ve AB) yer almışlardır. Kontrol olarak ele alınan %60 buğday
samanı+%20 mısır koçanı+%20 pirinç kavuzu karışımından oluşan 5 no’lu uygulama ise,
verim değeri açısından üçüncü sırada (238.33 kg/ton substrat) yer alarak BC grubuna
girmiştir. Diğer uygulamalar ise, daha az verim vererek C grubunda yer almıştır. Aynı
zamanda, primordium oluşumu ve hasat başlangıcı yönünden yapılan gözlemler sonucunda, 3 no’lu uygulamanın (% 60 buğday samanı + % 40 mısır koçanı karışımı) diğer uygulamalardan daha erkenci olarak yaklaşık iki gün önce gelişme gösterdiği de görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, bazı araştırıcılar tarafından yapılan çalışmalarla kıyaslandığında, bir çoğundan daha iyi sonuçların elde edilebildiği dikkati çekmektedir. Örneğin, P. ostreatus türü ile ilgili olarak yapılan bazı çalışmalarda verim değerleri incelendiğinde, 100 kg kompost ortamı üzerinden Erkel ve Işık (1990)’in 1.79-16.85 kg, Yıldız ve Demir (1998)’in 17.5 kg taze mantar elde ettikleri görülmektedir. Yine, Küçükomuzlu ve Peşken (2005) ise, buğday samanına %5  oranında kepek ve %1 oranında alçı karıştırarak hazırladıkları ortamdan 24.65 kg taze mantar elde etmişlerdir. Elde edilen biyolojik etkinlik sonuçları da aynı şekilde bir çok araştırıcı tarafından elde edilen değerlerle örtüşmekte, hatta, en iyi sonucun alındığı 3 ve 2 no’lu uygulamalardan ise, %104.8 ve %104.5 gibi, daha yüksek olarak biyolojik etkinlik sağlanmıştır. Ertan (1988), Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde buğday samanını temel materyal olarak kullanmış ve %38.68-85.97 arasında değişen oranlarda biyolojik etkinlik elde etmiştir. Ortaya Çıkan Üretim Atıklarının Büyükba Hayvan Yemi Olarak Değerlendirilmesi

En iyi verim sonucunun alındığı %60 buğday samanı + %40 mısır koçanı karışımından oluşan uygulama ile ilgili olarak, üretim sonrası ortaya çıkan mantar miselli materyalin %25.72 kuru madde, %0.87 ham protein, %0.04 ham yağ, % 9.20 ham sellüloz ve %2.27 oranında ham kül içerdiği, buna bağlı olarak da, söz konusu materyal içerisindeki N-siz öz maddelerin %51.87, metabolik enerji seviyesinin de 1549 (kcal/kg) olduğu ortaya çıkarılmıştır.

Sonuç olarak, üretim sonrası ortaya çıkan mantar miselli artık materyal, yapılan analiz
sonuçlarına göre, kuru madde, ham protein, ham yağ, ham sellüloz, ham kül, N-siz öz
maddeler ve metabolik enerji yönünden buğday samanı ile birbirine yakın değerler
göstermiştir. Ancak, söz konusu materyalin kuru bir samanla aynı kategoriye konulması da
mümkün değildir. Materyal kuru saman özelliğinden çıkmış, bünyesine aldığı su ve içerdiği
mantar miseli nedeniyle de yapısı çok değişmiştir. Bu nedenle, büyükbaş hayvan beslenmesi  yönünden sindirilebilir özelliğinin artma olasılığı yükselmiştir. Bu nedenle, sindirilebilme özelliğinin belirlenmesi amacıyla yapılacak ikinci bir proje çalışması konunun aydınlanması yönünden önem taşımaktadır. Yürütülen proje çalışması sonucunda elde edilen bulgular ışığında ortaya çıkan sonuçlarla ilgili değerlendirmeleri ve önerileri aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.

1- Genel olarak, Pleurotus üretiminde, buğday samanı, çeltik samanı, parçalanmış mısır
koçanı, pirinç kavuzu vb. gibi bitkisel artıklar kullanılarak hazırlanan karışımlara %5 oranında kepek ilave edilmesi bir çok araştırıcı tarafından önerilmekte ve kullanılmaktadır
(Anonymous, 2005, Küçükomuzlu ve Peşken 2005). Her iki türle ilgili olarak, elde edilen
sonuçlarda da görüldüğü gibi, düşük oranda verimin elde edildiği uygulamalar arasında yer
alan buğday samanının tek olarak ele alındığı ortama %5 oranında buğday kepeği ilave
edilmesiyle elde edilen verim artışı, en verimli uygulama olan 3 no’lu uygulamaya yakın bir
verim değeri elde edilmesini sağlamıştır. Bu veriler bize, en iyi sonucun alındığı 3 no’lu
uygulamaya (% 60 buğday samanı + % 40 mısır koçanı karışımı) %5 oranında buğday kepeği ilave edilmesi durumunda daha yüksek verim elde edilebileceğini göstermektedir. Bunun da ayrı bir proje çalışması içerisinde yapılarak değerlendirilmesinde yarar görülmektedir.

2-Yüksek verimin yanı sıra, aynı zamanda, daha erken bir primordium oluşumu gözlenen 3
no’lu uygulama (% 60 buğday samanı + % 40 mısır koçanı karışımı) %5 oranında buğday
kepeği ilave edilmesi ile erkencilik açısından da olumlu bir gelişme sağlayacaktır.

3-Yapılan deneme sonuçlarına göre organik tarım koşullarında Pleurotus sajor-caju ve
Pleurotus ostreatus türü mantar yetiştiriciliği için önerilebilecek en uygun karışım olarak
aşağıdaki iki kompost reçetesi verilebilir.

a) % 60 buğday samanı + % 40 mısır koçanı karışımı
b) %95 buğday samanı + % 5 buğday kepeği

4-Üretim sonrası ortaya çıkan mantar miselli artık materyalin, büyükbaş ve küçükbaş hayvan
beslenmesi yönünden sindirilebilir özelliğinin belirlenmesi amacıyla, yapılacak ikinci bir
proje çalışması konunun aydınlanması yönünden önem taşımaktadır.

5-Denemede ele alınan tüm karışımlar üretim periyodu sonunda büyükbaş hayvan
beslenmesinde kullanılmak amacıyla da değerlendirilebilecektir.

Dr. Şeref AKSU

Uzm. A. Mutlu UYGUR

Bu yazıyı beğendiyseniz paylaşın, arkadaşlarınızı da bilgilendirin yada yorum yapın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.